Üstün Potansiyelli Çocukların Aileleri ve İhtiyaçları

Üstün Potansiyelli Çocukların Aileleri ve İhtiyaçları

Üstün Potansiyelli Çocukların Aileleri ve İhtiyaçları

Onlar “Vay Be” dedirten “Eyvah”lara Sahip…

Güzel bir hafta sonu… Uzun zamandır görüşemediğiniz arkadaşınızla buluşmak için zaman ayarlaması için de çok uğraştınız. Sonunda o gün geldi. Sahilde sevdiğiniz mekanda yer ayırdınız. Oraya bayılıyorsunuz, çünkü denizin kokusunun sohbete kattığı inanılmaz tadı biliyorsunuz. Arkadaşınızı hep çok sevdiniz. Her konudan konuşabilen (1); heyecanlı, duygularını gözlerinde yaşayan ve yaşatan (2); bitmek bilmeyen merak duygusu olan ve entelektüel bilgi birikimi yüksek (3), sizi anlayan, sezgileri oldukça güçlü (4), esprili (5); eleştiren, soru soran ve nedenlerin açıklamalarını isteyen (6), mükemmeliyetçi (7), hoş sohbet (8)… Ona güveniyorsunuz, anlattıklarınızı anladığını biliyor ve yorumlarına değer veriyorsunuz. Hatta çoğu zaman ona “bu konuda ne hissediyorsun?” diye sorarken buluyorsunuz kendinizi. Esprili bir dille, hislerini nedenleri ile açıklamaya çalışan bilge bir insan var karşınızda. Aklı ve sezgileri bir arada harmanlayan usta bir sanatçı gibi. Zaman zaman celalleniyor adaletsizliklere, duyguları gözlerinde…

Tabi ki sizi bazen zorladığı da oluyor. Otururken yan masadakilerin yüksek sesle konuşmasından ya da çatal bıçak seslerinin çıkardığı seslerden rahatsız olabiliyor, mekandaki müzik sesi onu rahatsız edebiliyor (9). Kalabalık yerlerden hoşlanmıyor, enerjisi çabuk tükeniyor. Kimi zaman kokular ve seslere karşı hassas, sezgisel olarak insanların ne hissettiklerini anlamak onu yorabiliyor. Sizin gibi, o da doğayı seviyor ve doğa onu rahatlatıyor. Kim rahatlamaz ki… Arkadaşınız diğer arkadaşlarınızdan farklı, toplumun yüzde 2’lik kısmında yer alan, normal değerlerin dışındaki bir bölümün üyelerinden sadece biri… O üstün potansiyelli bir yetişkin.

Yetişkin olarak betimlediğimiz özellikleri, hızla çocukluk dönemine çektiğimizde sahildeki sohbetin deniz kokulu tadını yakalayabilecek miyiz bakalım?

Şimdi hadi deniz kokusuna biraz da bilim katalım. Boğaziçi Üniversitesi “Yetişkin Eğitimi” alanında yaptığım doktora çalışmasında, “Tanılı çocukları olan ailelerin eğitim ihtiyaç analizi” başlıklı tezimi yazarken aileler ile yaptığım görüşmelerin satır aralarını da aşağıdaki yazıların satır aralarına serpiştirdim.

Şimdi özelliklere tekrar bakalım ve tek tek ele alalım. Şimdinin yetişkini, geçmişin çocuğu…

Ne demiştik:

Her konudan konuşabilen: Üstün potansiyelliler bitmek bilmeyen merak duygusu ve öğrenme isteği neticesinde farklı konularda bilgi sahibi olabilirler. Hem bilgi yelpazesinin genişliği, hem de tam olarak anlaşılmak isteği ile konuşmaların süresi ve konu başlıkları kimi zaman ebeveynlerin sabırlarının tükenmesine ve kendilerini yetersiz hissetmelerine neden olabilir. Hayat temposu içinde bu durumun getireceği stres ve zaman yönetimi problemleri de uzun vadede sorun yaratabilir. Birden fazla çocuğa sahip ailelerde durum biraz daha zorlaşabilir. Ailelerin stres ve zaman yönetimi, etkin dinleme becerileri, hayır diyebilmek vb. alanlarda yetkinliklerini artırmaları ailelerin yaşam kalitelerini artıracaktır.

Heyecanlı, duygularını gözlerinde yaşayan ve yaşatan: Üstün potansiyelli çocuklar duygularını yüksek dozajda yaşarlar. Hassasiyetleri yüksektir. Üzüntüleri ve mutlulukları birçok kişiye abartılı gelebilir. Bu durum özellikle erkek çocuklarda toplum tarafından zayıflık olarak algılanabilir. Bu da aile içi iletişimi etkileyen bir konudur, diğer taraftan da ebeveynlerin bu tür çocuklara nasıl destek verebileceklerinin yöntemlerini bilmeleri ve yönetmeleri gerekir. Heyecanlı ve duygusal açıdan hassas çocuklar genellikle okul ortamlarında gözden kaçmaktadır. Empati duyguları da oldukça gelişmiş olan üstün potansiyelli çocuklar bu nedenle “akran zorbalıkları”na daha çok maruz kalmaktadır.

Bitmek bilmeyen merak duygusu olan ve entelektüel bilgi birikimi yüksek: Hemen her konuda meraklı ve öğrenme isteği ile doğan çocuklardır üstün potansiyelliler. Havaalanında turnikelerden hızlıca geçip uçağa yetişmeye çalışırken kendinizi turnikenin nasıl çalıştığını anlatacak sakinlikte bulamayabilirsiniz. Sorularının cevaplarını bilmek, yaş grubuna göre açıklamaya çalışmak, hayat koşturmacası içinde ebeveynleri zorlayabilir. Diğer taraftan bilgi birikimi yüksek olan üstün potansiyellilerin tavırları; yetişkinler ya da akranları tarafından küstahlık, akıl verme, ukalalık olarak algılanabilir. Diğer taraftan duygusal ve fiziksel anlamdaki gelişimi henüz yaşıtları ile paralellik gösterdiğinden (asenkronize gelişim), sosyal hayatta problemler yaşamaları olasıdır. Bu durumda ebeveynlerin, durumu nasıl yönetecekleri hakkında bilgi sahibi olmaları son derece önemlidir.

Sizi anlayan, sezgileri oldukça güçlü: Araştırma sürecinde, ailelerin ağız birliği etmiş gibi çocukları ile ilgili ilk fark ettikleri farklılıklar; bir ya da iki aylıktan itibaren gözlerinin içine bakan, annenin ve/veya çevrenin moduna göre ruh halleri hemen değişen, olası mutluluk, hüzün ve üzüntüyü hisseden çocuklar olmalarıdır. Özellikle okul öncesi dönemde henüz somut düşünce döneminde olan çocukların her şeyin sorumlusu olarak kendilerini görme eğilimlerinin bu süreçte nasıl bir etki yaratabileceğini düşünebiliyor musunuz? Ya da ergenlik döneminde olan üstün potansiyelli bir gencin, aile baskısı ya da toplum baskısı karşısında nasıl reaktif olabileceğini ve nasıl bir duygusal çalkantı yaşayabileceğini nasıl anlatabiliriz? Sezgilerini dinlemenin materyalist bakış açısında nasıl zorlayıcı olabileceği hakkında bir bakış açınız var mı? Bu bağlamda aileler bu süreçte çocuklarına nasıl destek olacaklarını bilmeli ve kendilerini geliştirmelidirler.

Esprili: Genel anlamda dilsel becerileri ve ifade yetenekleri güçlü olan üstün potansiyelliler kelimeler ile oynamayı severler. Yaşıtlarının üstünde espri yeteneğine sahip olmaları genelde rastlanan bir durumdur. Ailelerin çocuklarının bu özelliklerini nasıl destekleyecekleri hakkında bilgi sahibi olması önemlidir. Durumu hızlı analiz edip, esprili taraflarını yakalayan çocukların bu alanları destekleyecek sosyal aktivitelere yönlendirilmesi son derece önemli bir katkı yapacaktır.

Eleştiren, soru soran ve nedenlerin açıklamalarını isteyen: Hadi dürüst olalım, eleştirilmekten ve eleştiriden çoğumuz hoşlanmıyoruz. Bir de durumu eleştirenin çocuk ve üstün potansiyelli bir çocuk olduğunu düşündüğümüzde sanırım katsayı artıyor. Soru sormak onların yaşam kaynağı gibi, özellikle kurallar ve nedenleri ile ilgili sürekli açıklama bekledikleri anlar oluyor. Neden bu kural konuldu? Bu kurala herkes uymak zorunda mı? Ama uymayanlar var ve bu onlara herhangi bir yaptırım getirmiyor, neden? vb… Bu durum hayat içine yedirildiğinde her durum ve koşulda nedenlerini öğrenmek isteyen çocuklara, ergen ya da yetişkinlere açıklama yapmak çoğu zaman zorlayıcı olabiliyor. Bu bağlamda, ailelerin bu süreçleri yürütmesi ve yürütürken de ebeveynlerin bir ekip olarak çalışması son derece önemli.

Mükemmeliyetçi: Nedense olumlu özellik gibi algılanan bu özelliğin, üstün potansiyelliler için hırpalayıcı hale gelebileceğini düşünebilir miydiniz? Araştırmalar gösteriyor ki, birçok üstün potansiyelli sadece mükemmel yapamayacaklarını düşündükleri şeylerden, harika ve üstün başarı ile yapabilecekleri halde vazgeçiyorlar. Belki de, harika bir piyanisti sadece hedefler yüksek olduğu için ıskalıyoruz. Muazzam bir botanikçi, doğanın dilini bilen bir ziraat mühendisi, harika kitapların yazarı olabilecek bir yazar adayı, bir tenisçi, bir öğretmen, bir marangoz, bir mühendis, bir astronot… Sadece kendi mükemmellik çıtasının altında kalacağını küçücük yaşlarda düşündüğü ve korktuğu için topluma mal olamıyor. Aileler bu konuda önce kendi beklenti ve isteklerinin farkına varmalı, kendilerini birey ve çevresi ile değerlendirerek çok iyi tanımalı, çocukları kendilerine bağlı ve bağımsız farklı bireyler olarak algılamayı öğrenmeli ve süreç yönetimi ile ilgili kendilerini geliştirmeliler.

Hoşsohbet: Üstün potansiyelli bireyler anlaşıldığında ve desteklendiğinde genelde her konudan konuşabilen ya da ilgi duyduğu alan ile ilgili derinlemesine sohbetler yapan bireyler haline gelebiliyorlar. Diğer taraftan eğer farklı olduğunun farkında olan ve bunu, desteklenmediği ve/veya kendisine açıklanmadığı için kötü bir şey olduğunu zanneden bireylerde ise olası ve en çok rastlanan durumlardan biri içe kapanma ve asosyallik oluyor. Bunun için, üstün potansiyelli çocukların büyüme aşamalarında gereken desteği almaları son derece önemlidir.

Sese, gürültüye, insan yoğunluğuna, kokuya, duygulara hassasiyet: “Ohooo biz de çocuk yetiştirdik, yok canım siz çok düşüyorsunuz bu çocuğun üstüne!”… ”Aaaa, bak şimdi ne var bunda! Bizimki de aynı sinemadaydı, ne var sesten rahatsız olacak, sinemada ses yüksek olur !”… ”Offf seninki de çok hassas, ne var yeni oda parfümüm çok da güzel kokuyor, hem daha bu kokunun mide bulandırıcı olduğunu kimse söylemedi!”… ”Yahu, ne var bunda ağlanacak altı üstü sokak hayvanı işte… Yarın gider karnını doyururum ben onun !”… ”Aslan oğlum dedim, bizimki kuzu çıktı. Her sese zıplıyor yerinden, hanım biz bir yerde yanlış yaptık ama ne?”

Bu ve benzeri kavramlar kiminize çok tanıdık geliyor değil mi? Evet çocuklarınız farklı ve bunun anlaşılması ve belki anlatılması çoğu zaman mümkün olamıyor? Burada önemli olan ebeveyn olarak sizin bilmeniz ve durumu yönetmeniz.

Şimdi, başa dönersek… Güzel bir hafta sonu,  çok sevdiğiniz arkadaşınızla deniz kokusunun sindiği derin bir sohbettesiniz. O her yüz kişinin 98’inden farklı ve bu farklılığın ebeveynlerin hayatlarını nasıl etkilediğini ise bir annenin ağzından duyalım. “Çocuğum tanı aldıktan sonra ne yapacağımı bilmeden araştırmaya başladım. Ne yöne gideceğini bilmeyen biriydim ve çocuğum için elimden gelenin en iyisini yapamama düşüncesi beni panikletiyor ve eksik hissettiriyordu. Öğretmeni ile paylaştıktan sonra, bazı veliler de öğrenmiş. Sonuçta kimilerinin “vay be!” nidalarına, “eyvah”larım karışıyordu!”

Üstün potansiyelli çocuklara sahip ailelerin gelişimleri ve desteklenmeleri önemli. Çocukları farklı ve her farklılık yönetim gerektiriyor, neredeyse her yönetim de ekip çalışmasını. Maalesef tüm dünyada benzer bir şekilde devletten, kurumlardan ve kişilerden aldıkları destekler çok az ya da yetersiz.

Bunların ötesinde, ailelerin temel ihtiyaçları olan eğitim başlıklarını belirlemek, sistematik ve düzenli bir şekilde, gelişimi ölçülebilir şekilde eğitimi kurgulamak son derece önemli. Tüm bu sürecin, özellikli bir alan olan “yetişkin eğitimi” perspektifinde yapılması ve eğitim sonrası mentorluklar ile sürecin sürdürülebilir olması ve desteklenmesi gerekiyor. Araştırmalara göre; çocukken aileleri tarafından durumları kabul gören, anlaşılan ve yönetilen üstün potansiyellilerin hayat başarıları da daha yüksek oluyor.

Uğur Zat

Üstün Zekâlı ve Yetenekli Çocuklar Aile Eğitim Uzmanı